.

 

Kendi hayatım yeterince yıpratıcı değilmiş gibi artık Facebook’tan da usandım bıktım.

Bazı şeyler özelde kalmalı, iki kişi arasında. Her şeyi anında kısa cümlelerle başkalarına hissettirmek zorunda değiliz. Bildirmeyeni asmıyorlar.

Ya da yapılan herşeyi oradan yayınlamak zorunda da değiliz.

Eskiden (tekil bir hayat sürerken) eğlenceli geliyordu. Ya da birilerinden yardım dilenme ihtiyacı hissedebiliyordum. Ama artık hayatım değişti. Artık tekil bir hayat yaşamıyorum.

İki kişi arasında olan biten iki kişi arasında kalmalı. İki kişi arasındaki güzel olan şeyler bir yere kadar paylaşılabilir tabii ki (paylaşmak derken illa Facebooktan paylaşmak değil kastettiğim). Ailelerimizin, dostlarımızın mutlu olduğumuzu görmesi onları da mutlu edecektir . Ancak bir ilişkide kötü giden bir şeyler varsa (ki mükemmel ilişki yoktur illa sorunlar olur ve biter) bunu ulu orta yaşamamak lazım.

Hatta kimseye hissettirmemek gerek. Farz-ı misal belki farkında olmadan başkalarının ekmeğine yağ bile sürüyor olabiliriz. Belki paranoyakça bir yaklaşım ama hayatta neler oluyor neler.

Tamam bu paranoyakçaydı, ama yine de iki kişi arasındaki sorun ilişki bazında yine iki kişi arasında kalmalı. Ya da çok güvendiğin, canından aziz bildiğin kişiler ile dertleşmeli insan. Çünkü gerçek dostlar destek çıkar.

Diğerleri ne mi yapar, alay eder moralini daha da bozar. Hatta küçük bile düşürebilirler. Başıma gelmedi değil. Kendimi çok kötü hissettim.

Başkalarının ilişkime burnunu sokması hiç hoşuma gitmedi. O kişinin o an durumu anlayamadığı için dalga geçercesine bişeyler yazmış olması onun anlayışsız birisi olduğu anlamına gelmez ama karşı taraftan bakınca sanki küçümsermiş dalga geçermiş gibi görünebiliyor olaylar. Bu durum, eğer o kişi mantıklı düşünmeyen birisi ise karşısındaki kişiden soğumasına sebep olur, hatta saldırmasına bile sebep olabilir ki bu da gereksiz yere olay çıkmasına sebep olur son etapta.

Hayatımda istemediğim şeyler bunlar. Kısacası Facebook’u, belki o kadar soyutlama yanlısı değilim ama, hayatıma, daha doğrusu ilişkime bu kadar girmesinden de rahatsızım.

Biraz ağır başlılık….

 

6 ay sonra hayata devam etmek üzere….

Kendime Not: benden sonraki devreler için giderken götürülmesi gerek şeylerin tam listesini çıkartacağım. Bir süür sitede bir sürü malzeme yazılmış. Gelince tam olarak ne lazım olduğunu yazmam lazım.

 

Vakti zamanında keşfettiğim WordPress için en iyi Pano (Forum) eklentisi olan Simple:Press Forum için ilk zamanlarından bu yana Türkçe dil dosyasını hazırlamaktaydım.

En son Andy’nin son sürüm için tekrar bana gelmesi ile son bir senedir en güncel hali olan sürüm 4.x için gerekli düzenlemeleri yaptıktan sonra tekrar herhangi bir değişiklik olmadı dosyada. O zamandan bu zamana 4 sürümü için tekrardan dil dosyası düzenlemesi gerekmedi. Zaman zarfı içinde ben de iş güç koşturmaktan kendi günceme bile vakit ayıramadığımdan, güncemdeki panoya (çoğunlukla da mailime) gelen yardım istekleri ile ilgilenemedim. Şimdiye kadar benden cevap alamayan tüm arkadaşlardan özür dilerim.

Continue reading »

 

Happy_Birthday_by_polawat-250Peki elde ne kaldı? Ufak bir muhasebeyle görünen o ki daha elimizde bişey yok….

Bişey yoksa durmak ta yok… Elde var 1 diyinceye kadar devam.

© 2011 RecNes Suffusion theme by Sayontan Sinha