Toplam 13 Sayfa  « Başa Dön  ... « 8  9  10  11  12 » ...  Sona Git » 

Trafik Kazası Sonucu Hastane Masrafları

05 Mayıs 2007, Cumartesi

Trafik kazası sonucu yaralanan ve hastaneye kaldırılarak tedavi altına alınan kazazedelerin, kanuna göre tedavi için ücret ödememesi gerektiği belirtildi.

Tüketiciler Birliği, kazazedelerin haklarıyla ilgili bir rapor hazırladı. Kaza sonucu yaralanan ve herhangi bir hastanede tedavi gören kazazedelerin bu tedavileri sonucu hastane tarafından ücret talep edilemeyeceğinin belirtildiği raporda, 2918 Sayılı Trafik Kanunu’na göre herhangi bir trafik kazası sonucu yaralan kişi en kısa sürede hastaneye yetiştirilmek ve gereken tedavinin yapılması hükümlerini içeriyor.
- Devamını okumak için tıklayın »

Yazının tamamını okuyun » | Yorum Yok »

Tiryakinin Günlüğü

05 Mayıs 2007, Cumartesi

BİRİNCİ DAKİKA

Sevgili günlük,

Bu sabah Hürriyet’in Kelebek ekinde sigarayı bırakmanın vücuda yaptığı olumlu etkileri anlatan bir haber okudum. Bu tarz haberlerden oldum olası tiksinmeme rağmen nedense coşup sigarayı bırakmaya karar verdim. Kararım kesin, sigarayı bırakıyorum. Bu kararımın vücuduma etkilerini gösteren tabloyu başucuma astım. İçimin zehirden temizlenmesini tabloya bakarak daha rahat hissedeceğim. Şimdi masanın üzerindeki dolu sigara paketini buruşturup çöpe sallıyor ve sağlıklı gürbüz bir kişi olma yolundaki ilk adımımı atıyorum.
- Devamını okumak için tıklayın »

Yazının tamamını okuyun » | 2 Yorum »

Ayyas.Com : Kapattık kardeşim, dağılın.

01 Mayıs 2007, Salı

Bunca zamanlık koşunun ardından, bu kadar büyümeyi cüzdan kaldıramadı artık.

Her amatör sitenin başına gelen bizim de başımıza geldi. Sonunda server masrafları galip geldi ve Ayyas.com’u kapattık.
Vel hasılı, boşlukta kalmanın anlamını bir kez daha yaşıyoruz, Ayyas.com’un müdavimleri ile birlikte.

Umuyorum ki kendi serverimizi alacağız ve yine, yayın hayatına başlayacağız.

Şimdiye kadar destek olan arkadaşlarımıza, Lizard King ve Serenity arkadaşlarımızın adına ben de dahil olmak üzere teşekkür ederim.

Yazının tamamını okuyun » | Yorum Yok »

Tribal

27 Nisan 2007, Cuma

Isiklar sondurulmustur. Odayi aydinlatan sadece, Winamp’in tam ekran haline getirilmis, acaip sekillere burunen ve durmadan degisen gorsel eklentisinin renkli isigidir. Kulaginda ise Pink Floyd en canli haliyle yankiilanmaktadir. Muzik sanki bir nevi ilahi gibidir, hafif ninniyle karisik. Oyle de matizsindir hani.

Kafani kaldirmaya bile mecalin kalmamistir. Zaten kaldirmani gerektirecek bisey de yoktur. Cunku hersey gozunun onundedir. Oturdugun yerden hemen hemen tum odaya hakimsindir. Ya da o an kendini oyle hissedersin.

Arkadaslarin gozunun onundedir. Hepsi ayrilmis, biri bir tarafa yayilmis biri diger tarafa uzanmis, sukunet icinde ekrana kilitenmislerdir. Gozleri ekranda olmasina ekrandadir da, kafalari kim bilir hangi dunyada gezer. Aslinda sen de farkli degilsindir. Muzigin verdigi rehavet ve sadece ekranin icinden odaya sacilan los renk cumbusu icinde kaybolmussundur. Kafan uzaklardadir ama gozunu kirpmadan ekrana bakarsin. Oyle bir dalmissindir ki o muzik ile beraber ahenkle dans eden renk cumbusune, o kadar odaklanmissindir ki, sanki yercekimsiz ortamda, yildizlarin arasinda isik hizinda seyahat ediyor gibisindir. Ama yine de isik hizi bile o kadar yavas gelir ki sana yildizlarin arasindan suzulerek geciyor hissiyati uyandirir sende. Bir an dusunursun lan neredeyim ben diye. Sonra ayarsin olaya, tabi yaaa uzayda dolasiyorum o nebula senin bu supernova benim. E arkadaslar nerede yahu?

Seslenirsin onlara… Bilmem kac milyon isikyili oteden cevap verirler sana. Cevirir kafayi oraya bakarsin, amcalar suda tas kaydirir gibi uzay boslugunda yildiz kaydirmaca oynuyorlardir. Ellesmezsin, yanlarina cagirirlar gitmezsin. Yalniz basina mutlusundur cunku. O sukunet denizinde Sessiz sakin bir muzik kulagonda tinlarken hic hareket etmeden oturmakla yatmak arasinda bir pozisyonda havada asilisindir. O karanligin icinde parlayan yildizlarin arasinda kaybolmak kadar mutluluk veren birsey daha yoktur. Huzura ermek sanirim boyle birsey olsa gerek diye gecirirsin icinden.

Sonra yerinden dogrulup paketi acar, usulca icinden bir sigara cikartip yakarsin ve dersin ki: Beyler yine fena kitledik ya hadi toplanin da iki lafin belini kiralim….

Yazının tamamını okuyun » | Yorum Yok »

Yaylalar Yaylalar

13 Nisan 2007, Cuma

10 senelik arkadaşımızı gönderdik. Hayırlısıyla yapsın gelsin bakalım. Havacı çıktı ama o kiloyla tek paraşüt biraz zor gibi geliyor bana :D

29 gün sonra acemiliği bitecek. İmkanım olursa yemin töreninde bi sürpriz yaparız artık.

Yazının tamamını okuyun » | Yorum Yok »

İnsan arıyorum, insan…

30 Mart 2007, Cuma

İnsan arıyorum, insan.
İnsanlıktan nasibini almış.
Oturmasını kalkmasını bilen,
Ettiği kelamı iki kere tartan.

İnsan arıyorum, insan.
Yardımını esirgemeyen
Değmeyen yılan bin yaşasıncı değil.
Yeri geldimi, gözünü budaktan sakınmayan.
- Devamını okumak için tıklayın »

Yazının tamamını okuyun » | Yorum Yok »

İki ileri bi geri derken…

27 Mart 2007, Salı

Sağolsunlar saatleri iki ileri bi geri alıp duruyorlar ya. Sağolsun bizim bilgisayar 2 saat geri almış saati. Artık nasıl becerdiyse. Ben de bakıyorum saat 12′ye çeyrek var. Gideyim son otobüse yetişeyim dedim. Tabi durağa varınca bende şefek attı. Neyse bu gün de büroda sabahlıca artık.

Zokam böyle uygulamaya. Rahat bırakın lan şu saatleri. Zaten bi saatimi çaldınız hayatımdan yine..

Yazının tamamını okuyun » | Yorum Yok »

Saatleri 1 saat geri aldık..

24 Mart 2007, Cumartesi

Uyuz oluyor bu uygulamaya.. İki ileri bi geri.. Bi rahat bırakın bi şu saatleri be..

Yazının tamamını okuyun » | Yorum Yok »

Gayrimeşru Can Sıkıntılarım. Sahne-2 (Balıkçının Gelini)

19 Mart 2007, Pazartesi

Alaca karanlık, yelkenimin akı yansımış dalgalara. Bulutlar geçit verir mi bilmem gökadadaki gelinin ve onun milyonlarca nedimesinin pırıltısına. Hafif poyraz umut vadediyor ama, belli de olmaz azgın bir Lodos’a yakalanmamız an meslesidir. Ara ara gösterse de yüzünü gökyüzündeki tül perdenin ardından yinde de doyamadım gül yüzünü görmeğe. Ne olurdu bu gece akisin çarpsa yine dalgaların üzerine, seyretsem o mistik göbek dansını bu atlas çarşafın yüzünde. Heyhat, kader bu ya. Sen ve nedimelerin görünmedi belki hala ufukta, ama unutma senin kalıntıların faz ettiğim minik yaratıklar raks ediyor şu an teknemin etrafında. Böyle düşledim hep. Sen olmasan da yakamozlar senin yokluğunda avuntum oldu. Onların, senin bir parçan olduğu mitine inandım, inanmaya da devam ediyorum.

- Devamını okumak için tıklayın »

Yazının tamamını okuyun » | Yorum Yok »

Gayrimeşru Can Sıkıntılarım. Sahne-1

19 Mart 2007, Pazartesi

Sanki depreşik ruh hali manifestosuna imza atmışım. Nedendir bilinmez, yine köhnelere dalmışım. Yer altı mağaralarının bilinmez labirentleri gibi yine beynim, başım. Gider dururum derinlere döne döne de yine de aradığım taşı bulamam içimdeki gediğe uygun. Şimdi düşünüyorum da, bir kere olsun kafamı kaldırıp bakmadım tavandaki sakıtlara. Hiç aklıma gelmedi bile oradaki sarkıtlardan birisi doldurur belki bu gediği diye. Kimbilir kaçıncı taştı bu gözümden kaçtı, kimbilir kaç taş bulamadı yerini, içimdeki gediği.

- Devamını okumak için tıklayın »

Yazının tamamını okuyun » | Yorum Yok »