12 Mayıs 2008, Pazartesi
* İzmir Kordon’da çimlere yayılıp gün batımını seyretmenin
* Konak’tan Alsancak’a deniz kenarından yürümenin
* Ağaç dikmenin (tahmin ediyorumki 60′a yakın dikili ağacım var ve bunların bir çoğunu kendi ellerimle diktim.)
* Yeni doğan civcivlerin annelerinin kanatlarının altından kafalarını çıkardıkları anın
* Yüzüme dokunan meltemin
* Taze malzemeyle yapılmış salatanın
Yazının tamamını okuyun »
|
Yorum Yok »
11 Mayıs 2008, Pazar
* Taze nanenin (Cacığın üzerine zeytin yağı gezdirip taze nane ile süslemek. Sade haliyle dalından bir çimdik alıp çiğnemek ve nefes tazelemek)
* Mandalina bahçemdeki yegane ceviz ağacının geniiişş kolları arasına asılı salıncağa enlemesine kurulup, öğle sıcağında serin serin kestirmenin (O ceviz ağacının altı öyle bir yer ki, dünya ile bağlantısı yoktur. o gölgeye adımını attın mı dünya dışında bir yere gitmiş gibi olursun. Rüzgar estikçe yapraklarının hışırtısı ve etrafta ötüşen kuşların cıvıltısı nasıl bir büyü oluşturur öyle tarif edemem.)
* Yedigün Mojo’nun buz gibi soğutulmuş Orman Meyveli’sinin
* Kışın tarçınlı kurabiye ve sıcak şarabın
* Plaja yağan karın ve plajdaki iskeleden, uçsuz bucaksız gri gök yüzünü ve göremediğim ufuk çizgisini, denize düşen beyaz kar tanelerini, yer yer tipinin arasında uçuşan martı silüetlerini ve izlemenin (Geçen kış Burhaniye/Ören plajında öyle bir manzara ile karşılaştım. Pazar günü sabah kalktığımda kar yağmaya başlamıştı. İki saatte sokaklar bembeyaz olmuştu. Hemen kuzenle hızlıca kahvaltı yapıp attık kendimiz plaja. Plaja vardığımızda kumların üzerindeki kar ayak bileğime geliyordu. Yaklaşık olarak 7-8 saat plajda takıldık. Genelde tipi vardı ama şişe şişe şarap errittiğimiz için tipi işlemedi o gün. Ancak bir ara kot pantolonumun donduğunu farkettim ve hemen yakındaki arkadaşların barına girdik. Isındıktan sonra tekrar attık kendimizi plaja. )
Yazının tamamını okuyun »
|
Yorum Yok »
29 Nisan 2008, Salı
Şimdiye kadar okuduğum en gerçekçi ekonomi yorumu… :
“İki yıl önce 2007’deki ekonomik krizi gören VERSO Araştırma Şirketi Sahibi ve Stratejist Erhan Göksel, yaklaşan kriz için bir kez daha uyardı. 2009’daki krizin daha erken ‘Temmuz-Ağustos 2008’de’ gelebileceğini öngören Göksel, ABD’den başlayıp dünyayı saran global ekonomik krizin nedenlerini, boyutunu ve Türkiye’ye muhtemel etkilerini anlattı. İşte Göksel’in sorularımıza verdiği çarpıcı cevaplar:
- Devamını okumak için tıklayın »
Yazının tamamını okuyun »
|
1 Yorum »
24 Nisan 2008, Perşembe
Sanat adına bir canlının “açlıktan ölmesi” izlettiriliyor. Köpek günlerce aç bırakılıyor ve ölüm anı sergileniyor.
Sanat adına köpek öldürüyorlar
Dünyadaki hayvan hakları derneklerini ayağa kaldıran “vahset sanatçısının” ismi Guillermo Vargas Habacuc…
Costa Rica’lı olan sanatçı, ilkini 2007 yılında yaptığı “vahşet sergisi” ile büyük tepki aldı. Yaptığı şey bir canlıyı aç bırakarak ölümünü insanlara izletmek.
Dünya hayvan hakları derneklerini ayağa kaldıran olay “sanat adına yapılan” bir vahşet… Bu vahşetin mimarı olan sanatçı Habacuc, sergi niyetine bir köpeğin ölüm anını izlettiriyor.
Bunun için de bir sokak köpeği buluyor ve bir odada duvara bağlıyor. Köpeği günlerce aç -susuz bırakıyor. Bu süre içinde insanlar gelip sergi gezer gibi köpeğin zayıflamasını, bir deri bir kemik kalmasını izliyor.
Köpek açlıktan yavaş yavaş can çekişmeye başlarken, mekanı ziyaret edenler bu anlara tanık oluyor. Köpeğe yapılan işkence ancak köpek öldüğünde son buluyor. Tabii o ana denk gelen seyirciler çok şanslı sayılıyor. Zira serginin en “can alıcı” bölümüne tanık olmuş oluyorlar. Köpeğin ölümü ile birlikte sergi de sona eriyor.
Bu “insanlık dışı sanat” hayvan hakları derneklerinden büyük tepki görüyor. Dünya çapında bir protesto zinciri genişliyor.
Köpeği aç bırakarak öldüren “sanatçı” Guillermo Vargas Habacuc ise kendini “köpek sokakta zaten açlıktan ölecekti” sözleri ile savunuyor.
Köpek bir köşede can çekişirken, sanat aşkı ile dolu olan insanlar, ölümü tartışıyor.
Köpeğin işkencesi ancak ölünce bitiyor. Sergi de onun ölümü ile son buluyor. Dünya hayvan hakları örgütleri işte bu nedenle ayakta. Bu sergiye bir dur denilmesi isteniyor.
http://haberanaliz.net/
Bu soytarılığa dur demek için imza kampanyası var: http://guillermohabacucvargas.blogspot.com/2007/10/sign-petition_29.html
Umarım katılım çok olur.
Yazının tamamını okuyun »
|
Yorum Yok »
12 Mart 2008, Çarşamba
Tema 2B’lik orman arazilerini satılmaması için imza kampanyası başlattı.
Hükümet satarım diye ısrar ediyor.
Hayrettin Karaca ise ‘verin bana bir milyon imza, sattırmam’ diyor.
Buyrun o zaman siz de imzalayın : http://www.tema.org.tr/2B/index.asp
Yazının tamamını okuyun »
|
Yorum Yok »
12 Şubat 2008, Salı
Simple forum sürüm 3 hazırlıkları bitmek üzere. Buradan müjdesini verelim. Yeni sürüm ile birlikte Simple-Forum adını da yenileyerek “Simple Press Forum” oldu. Yeni sürüm ile birlikte gelecek olan irili ufaklı değişiklik ve yeniliklerde şöyle :
- SEO uyumlu kalıcı bağlantılar.
- Kullanıcılar arası özel mesajlaşma
- Daha yetenekli kullanıcı grubu ve erişim yönetimi
- Hızlı bağlantılar
- Çoklu mesaj yönetimi
- Login formu
- Çoklu mesaj silme
- RSS beslemelerini yönlendirme
- TinyMCE sürüm 3
- Seçimsel resim dosyası yükleme
- Geliştirilmiş duyuru sistemi
- Docracy Polls eklentisi
ve daha bir çok irili ufaklı değişiklik ve yenilikler… Yeni sürümün dil dosyasıda akabinde indirilmeye hazır olacaktır. Detaylı bilgi için http://www.stuff.yellowswordfish.com/668/simple-forum-3-new-name-new-features-new-look/ adresine bakınız.
Yazının tamamını okuyun »
|
8 Yorum »
19 Ocak 2008, Cumartesi
KDE e.V.’nin çıkarttığı KDE Desktop Environment sürüm 4 ile birlikte artık tamamen platform bağımsız hale geldi. Bunun anlamı KDE kullanabilmek için artık illa Linux ve X Window yöneticisi kurması gerekmeyecek.
Ayrıca yeni KDE’nin, KDE 3′ten %30 daha hızlı olduğu söyleniyor.
Yakın zamanda KDE 4′ü Microsoft Windows XP üzerine kurup deneyeceğim bakalım nasıl olmuş. Sisteminize uygun KDE 4 kurulumu için tıklayın.
Yazının tamamını okuyun »
|
Yorum Yok »
31 Aralık 2007, Pazartesi
Noel hacı, bu sene ancak 3′ün 1′ini alabileceğinizi beyan etti. Ekteki resimden de belli oluyor sanırım. Neyse bu sene de içimizde patladı. artık seneye kısmetse :p
Yazının tamamını okuyun »
|
Yorum Yok »
07 Aralık 2007, Cuma
Compiz Fusion’un Pardus’a en kesin kuruluş yöntemini çiziktiriyorum :
Ekran kartınızı kurup, X11 konfigürasyon ayarlarını yaptıktan sonra aşağıdaki iki satırlık işlemi yapmanız yeterli :
1. adım : Pisi programcığının ”Ayarlar/Paket Yöneticisi Programını”Yapılandır menüsüne girin. Depolar sekmesindeki “Yeni Depo Ekle” düğmesine tıklayın. Depo adı satırına “Contrib” Depo adresine de “http://paketler.pardus.org.tr/contrib-2007/pisi-index.xml.bz2″ adresini yazıp “Tamam”a tıklayın ve depo listesinin güncellenmesini bekleyin.
2.adım : ”http://paketler.pardus.org.tr/pardus-2007-test/sexy-python-0.1.9-1-1.pisi” dosyasını indirip kurun. Sonra Pisi’yi açıp “Yeni Paketleri Göster” kısmına geçip arama satırına “compiz” yazın. Filitreleme sonucu gelen paketlerin hepsini işaretleyip kurun.
- Devamını okumak için tıklayın »
Yazının tamamını okuyun »
|
Yorum Yok »