Truva Seyahat ve Hizmet Anlayışı
20 Ağustos 2007, Pazartesi
Uzuun uzun konuyu okumak istemeyenler için kısaca bir not düşeyim : Söz konusu firma, çok rezil bir firmadır. Kesinlikle müşterisine saygısı yoktur. İnsan değil hayvan taşıdıklarını zannederler. Eğer neden böyle dediğimi anlayamadıysanız aşağıdaki olaya bir göz atın o zaman.
Kız arkadaşım 9 Eylül Üniversitesine Master ön kaydı yaptırmak için yola çıkar. Bulunduğu ilçeden İzmir’e direkt otobüs vardır ama günde sadece iki sefer mevcuttur. Ya sabah 10′da ya da gece 11 gibi binmek durumundadır. Öyle salak bir saate koymuşlardır ki otobüsü otogara geldiğinde saat sabahın 4:30′udur.
Otogara vardım, arkadaşımı aldım. Akşam dönüş için bilet ayırtalım ne olur ne olmaz dedi. Tamam dedim. Gittik Truva yazıhanesine, gece 12′de otobüs olduğunu söylediler. Hemen yerimizi ayırttık. Gece Çiğli’deki bürolarından bineceğimizi özellikle belirttik. Bileti saat 11′e kadar almamızı tembih etti yeri ayıran görevli.
Gün içerisinde işlerimiz hallettik. Saat 10 gibi atladık otobüse, 11′e çeyrek kala çiğli bürolarına ulaştık. Bileti kesitrmek için bankoya yanaştık. Dedim gece 12 otobüsüne 15 numaralı koltuğu ayırtmıştık. Adam ne dese beğenirsiniz : “12′de otobüsümüz yok, 12:30′da kalkacak o otobüs”.
O otobüsün 12:30′da kalkması demek bizim kafadan en az yarımsaat daha orada vakit geçirmemiz gerektiği anlamına geliyor. Hadi neyse olur dedik kestirdik bileti. Beklemye başladık büroda.
Saat 12′ye çeyrek kala bürodaki görevli, kapatıyoruz dedi ve bizimle beraber birkaç yolcuyu afedersiniz z.k gibi sokağın ortasında bıraktı. Sebebi de “sabah 7′de açılır, gece 11:45′de kapanır kurulduğundan beri” ayrıca “bizim de uyumaya hakkımız var” şeklinde bir savunma ile çıktı karşımıza.
Böyle bir olay ile ilk defa karşılaşıyorum hayatımda. Yahu madem gecenin bri köründe otobüsün var neden vardiyalı insan çalıştırmıyorsun sen orada? Bu kadar mı mantıksız, bu kadar mı müşteriye saygısız bir firmasın sen. Neyse olay bununla da bitmedi.
Çıktık dışarı oturduk saat 12′ye çeyrek kala. Saat 1′10 kalaya kadar sokakta sersefil tek başımıza kaldık. Bizimle beraber bekleyen diğer yolcuların otobüsleri geldi ve gittiler. Yaklaşık olarak 45 dakika boyunca sokağın ortasında kaldık. Mevsim kış olsa o kıyamette bu insanlar ne yapar diye düşünmediklerini de tahmin edebiliyorum. Çünkü düşünmek gibi bir edimlerinin olduğunu zannetmiyorum.
Otobüs geldi sonunda geldi, allahtan geldi… Gelmeyebilirdi diye bile düşünmeye başladım. Hatta arkadaşım ile beklerken daha önce başına gelen olay yüzünden iyice huylanmıştım. Daha önce yine aynı bürodan binmek için bekleyen arkadaşım az daha otobüsün durmaması yüzünden binemiyormuş. Zor bela otobüsü durdurmuşlar. Şöför basmış gidiyormuş az daha bürodaki yolcuları almadan…
Velhasıl, arkadaşım bindi. bende bakıyorum yerine geçip otursun diye. Bir ne görelim yerinde başka bir bayan oturuyor. Bi iki dakika duraksadılar. Bu sırada ben de yanaştım sordum ne oluyor diye. Kadına bileti kesen dangalak tarihi yanlış atmış. Yani 19.08.2007 00:30′a kesmesi gerekirken bileti 18.08.2007 00:30′a kesmiş. Müşteri de dikkat etmemiş doğal olarak ve otogardan bindiği için de hiçbir sorun yaşamamış. Kabak tabi ki arkadaşımın başına patladı.
Sonrasını eve vardığında öğrendim. Biraz cıngar çıktıktan ve 15 dakika kadar ayakta takıldıktan sonra muavin koltuğuna almışlar, yaklaşık 2 saat sonra da kendi koltuğuna oturabilmiş arkadaşım. Bu esnada muavin ile olan tartışma esnasında muavinin ettiği kelime ise aynen şöyle : “Otogardan binseydin madem”.
İşte Truva Seyahat böyle ruh hastası bir otobüs firmasıdır. Bu anlattıklarımdan da bişey anlamadıysanız buyrun sizi şöyle alalım : http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=truva+seyahat&kw=&a=&all=&v=&p=2

Öncelikle şu üç beş olayını kaldırsanız diyorum. :)
Bu firma hakikaten rezil bir firmadır. 1996 yılında bu firma ile İzmir’ den çanakkale’ ye gidip gelme gafletlerinde bulundum. Gıcık muavini dövmemek için kendimizi zor tutmuştuk.Görüyorum ki hala aynı bok.